Reklam, medya ve toplum yazıları

Reklamları anlatan süpürge

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Yaşam

, , , , ,

[Bu yazı 19 Ocak  2012 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır]

LG’nin Komressor Plus isimli süpürgesinin ilginç bir reklamı var(1). Reklam “Fazla kilodan kurtaran süpürge” şeklinde duyurulmuş. Reklamı izleyince atılan başlığın ne kadar da uygun olduğunu gördüm ve gülümsedim. Tabii başlığa “Bir süreliğine” eklemek gerekir, çünkü reklamdaki süpürge sizi bir süre zayıf gösterir; eğer belinize bir akü bağlamayacak ve yanınızda süpürgeyi taşıyacak birisini bulundurmayacaksanız.

Reklam dünyası gerçekten ilginç bir gezegen! Bir biriyle alakasız kavramlar birbirlerine monte edilip sonra da bize monte… Ah pardon; satılmaya çalışılıyor. Şu örneklere bakın: Elektrik süpürgesi zayıflamayla ilişkilendiriliyor, tuvalet kâğıdı –ne işe yaradığı belli- güzellikle(2), ihtiyaçla ilgili bir ürün gereksiz karizmayla, çamaşır deterjanı şiddeti örnek göstererek çocuk gelişimiyle(3), hiç konuşmasak bile her ay ortalama 15 TL sabit ödeme yaptığımız iletişim bedavayla, sansür ise özgürlükle ilişkilendiriliyor. Kurt’u Kırmızı Başlıklı Kız yapıyorlar, pireyi deve veya kargayı bülbül… Reklamdaki ürünün işleviyle sunuluşunun birbirleriyle alakaları olmaları gerekmiyor, önemli olan satılan ürünü ve verilen hizmeti olduğundan farklı, abartılı; en renkli, en neşeli ve en harika şekilde göstermek.

Continue

İletişim

Posted by Onur ALMIŞLAR in iletişim, Sinema, Yaşam

, , ,

Bu videodaki olay ilgili filmin setinde gerçekleşmiş. Yani gerçek bir iletişim. İlginç! Aylin paylaşmıştı

 

Kurutuluşumuz ateizmde!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Yaşam

, , , ,

[Bu yazı 12 Ocak  2012 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır]

Nepal’de bazı özelliklere göre seçilen ve adına “Kumari” denilen küçük kızlar “tanrıça” olarak yetiştiriliyorlarmış. Binlerce kişi bu küçük kıza ibadet ediyormuş. Gazeteport’ta okuduğum bu haber (1) ilk önce bana çok komik geldi! Yani küçük bir kızı tanrıça olarak yetiştirmek, ona ibadet etmek ve ergenliğe geldiğinde o tanrıçanın yerine başka bir tanrıça bulmak… Ama şunu da belirteyim, bu durum Nepal’deki insanlara göre saçma değil, bu o insanların kültürü ve ben buna saygı duyuyorum.

Evet, bu haberdeki olay bana ilk başlarda komik ve saçma gelmişti fakat daha sonra düşündüğümde benim, bizim, sizin ve dünyadaki birçok insanın da benzer şeyler yaptığını fark ettim. Bizler de Nepal’deki insanlar gibi kendimize tanrılar, tanrıçalar seçiyor, onlara ibadet ediyor ve daha sonra o tanrıların/tanrıçaların işi bittiğinde yerlerine yenilerini seçiyoruz. Evet, bunu yapıyoruz! Evet, bunu yapıyorsunuz!

Continue

Ruha gıda

Posted by Onur ALMIŞLAR in Kişisel

, , ,

Daha önce dinlemediğim bir parçanın dinlemediğim bir versiyonu… Ne hoş, ne güzel, aman da aman… Bahriye paylaşmıştı

“Seçmek özgürlüktür”

Posted by Onur ALMIŞLAR in İnternet, Yaşam

, , , , ,

Lütfen dikkat! Bu yazıda geçenler tamamen hayal ürünüdür! Bu yazıda geçen yer, isim ve olayların gerçekle alakası yoktur!

Bir zamanlar her şeyin devlet tarafından kontrol edildiği ülkenin birinde, ülkenin vatandaşları büyük bir heyecan içindeymiş, çünkü ülkenin tüm şehirlerine yeni ve büyük bir market açılıyormuş. Vatandaşlar yeni açılan bu marketi görmek ve içerisine girip alış veriş yapmak için sabırsızlanıyorlarmış. Vatandaşların bu sabırsızlığı marketin yeni açılmasından değil, yeni açılan marketin bir özelliğindenmiş. Ülkede her şey devlet tarafından kontrol edildiği için vatandaşların özgürce hareket etmeleri kısıtlanıyormuş. Hangi televizyon kanalının, hangi televizyon kanalındaki hangi yayının izleneceğine, hangi marketten alış veriş yapılacağına, hangi marketten hangi ürünleri satın alarak alış veriş yapılacağına, hangi kitapların okunacağına, hangi kitaplardaki hangi kelimelerin kullanılarak okunacağına ve elbette yazılacağına devlet karar veriyormuş. Baskıdan ve devletin kendilerini sürekli kontrol etmesinden bıkan insanlar yeni açılan bu marketin getirdiği yeniliği büyük bir sevinçle karşılamışlar. Vatandaşların sevince boğan bu yenilik alış verişlerde “seçme özgürlüğü” imiş. Ayrıca bu “seçme özgürlüğü”nü bizzat devlet sağlıyormuş.

Continue

Hülya’nın yüzündeki bok!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam

, , ,

Ekranların en güzel kadınlarındandın sen! Birisi “güzellik” dese aklıma ikinci olarak sen gelirdin çünkü birinci Türkan’dı… Neyse, şimdi burada hanginiz daha güzeldi tartışmasına girmeyelim. Tartışacağımız konu senin şu son reklamın olacak. Büyük ihtimalle “Yüzündeki bok!” ifadesine kızacaksın! Ama ne yapayım; gidip bir tuvalet kâğıdının yeni reklam yüzü olan sensin. He bu işte bok gibi para vardır o ayrı ama Papia’nın yeni yüzü sensin işte! Papia ne? Tuvalet kâğıdı. Ne işe yarar?  Kıçımızı silmeye. Eh kıçımızdan da altın çıkmadığına göre… Reklamda soruyorsun ya “Ben kimim? Görmeseniz de sesimden tanıdınız!” diye, evet seni tanıyorum! Reklamın sonunda da “Bazen görerek tanırsınız!” diyorsun… Boktan mevzuya dönersek; seni her zaman “güzel“ olarak hatırlamak ve yüzünü boka bulamamak için Papia almayacağım! Pepsi mepsi güzeldi yahu, bok nerden çıktı…