Hayatımıza girdi girmesine de tam olarak çözemedik ne olduğunu 3G’nin. Elbette bu dediğim daha çok sade vatandaşı; 3G’yi ilk kez duyan ve ekranlardan gören izleyicileri kapsıyor. Yoksa işin içinde olanlar zaten biliyorlar. Belki işin içinde olmasına rağmen hala tam olarak ne olduğunu bilmeyenler de vardır. Reklamlardan ve haberlerden anladığımız şey şu; 3G görüntülü konuşma demek.
Vatandaş 3G’yi görüntülü konuşma olarak algıladı. Çünkü tüm haberler ve reklamlar görüntülü konuşma üzerine kuruluydu. Belki de 3G’yi en iyi anlatabilecek şey de buydu aslında. Görüntülü konuşabiliyoruz çünkü 3G (3. Nesil) yüksek hızda veri akışı demek. Bu veri akışı da bize görüntülü konuşma imkânı yaratıyor. Ama ben 3G’nin en az kullanılacak özelliğinin görüntülü konuşma olacağına inanıyorum. Çünkü reklamlarda gösterildiği gibi çok kalite bir görüntü yok şimdilik. Bakmayın siz reklamlardaki harika görüntüye; onlar abartma ve aldatmadan ibaret. Şimdilik reklamlardaki gibi bir görüntüye sahip olamayacaksınız, ancak yıllar sonra… Peki, hayatımıza gelen bu yenilik firmaların reklamlarına nasıl yansıdı; kim ne mesaj verdi, kimin reklamı iyiydi, kiminki kötüydü? Şimdi bu soruların cevaplarına geçelim. Bugünkü markamız Türkcell
Cep telefonuyla bizi ilk tanıştıran firma olan Türkcell, 3G reklamlarında tanınmış bir yüz olarak Hidayet Türkoğlu’nu seçti. Hidayet herkesçe sevilen birisi ama konuşmasında sorun var sanki. Çok uzun boylu kişilerin sesleri genellikle boğuk ve kaba oluyor. Ne söyledikleri net anlaşılmıyor. Sanki ağızlarında bir şey varken konuşuyorlarmış gibi çıkıyor sesleri. Hidayet sevilen ve tanınan bir yüz olarak iyi ama ses tonu olarak kötü bir seçim gibi geldi bana.
Türkcell’in 3G reklamlarından birisi “Merak Etmiyor musun?” mesajını veriyordu; “Hadi gel Türkcell bayiine, bak, incele, gör, merak etmiyor musun?” diyordu. Mesaj güzel ve gerçekten de herkes merak ediyordu ama merakımızı gidermesi lazımdı Türkcell’in. O da vatandaş gibi bilmiyormuş gibi davrandı. Anlatamadı 3G’yi. Sanırım hedef buydu; “Anlatmam banane, merak et!”. Şarkılı türkülü, sirk gösterisi gibi, müzikal tadında olan reklamları hiç sevmiyorum. Herkes dans ediyor, koşuyor, zıplıyor, hopluyor falan… Eee? Zıplayacak mıyız 3G’ye geçince? Bir de şu reklamdaki sözler nedir öyle yahu; “Damat var mı diye soruyor ninem, bense şu dosyayı yollamalıyım hemen?” Ayrıca bu tür rap tarzı parçalarda söylenenler kolay anlaşılmıyor. En az üç kez dinlemek lazım ne söylendiğini anlamak için. Türkcell’in “Merak Etmiyor musun?” sloganlı reklamından anladığım şudur; seyyar satıcı cep telefonundan maç izler, yani 3G ile maç izleyebileceğiz. Ha, bir de nenemiz bize damat ya da gelin bulmaya çalışırsa rap müzik söyleyebileceğiz. Damat ve gelin adaylarını artık görüntülü olarak öğrenebilecek nenelerimiz ve dedelerimiz. Demek görüntülü de konuşabileceğiz. Yahu belirtmeden edemeyeceğim; Hidayet reklama girişte ciddi duruyor, sözlerini ciddi söylüyor ve sonra anlam veremediğim bir nedenden dolayı sırıtıp dans ediyor…
Türkcell Hidayetli reklamlarına bir de Nurili olanını ekledi. Hidayet antrenman yapıyor, hani yanında da top toplayıcı Nuri var. Hani Hidayet’in sürekli “Nuri, Evet Nuri, Neden Nuri? Nasıl Nuri?” diye Nuri’nin adını ezberlediği ve bize ezberlettiği reklamlar. Nurili reklamlar eğlenceli olmuş. Nuri karakteri de iyiydi. Tek sorun şu reklamın sonundaki iğrenç danslı düet
Nuri: Türkcell’in 3G farkgı…
Hido: Netteki hız farkı,
Nuri: Ney?
Hido: Netteki hız farkı…
Bu iğrenç düeti ilk izledikten sonra şunu demiştim “ ‘Netteki hız farkı’ Hidayet lütfen Türkcell’i de al yaşadığın kıtaya geri dön” Orada unutmuşum; Hidayet Nuriyi de unutma giderken.
Al bir müzikli, sözlü eğlenceli reklam daha. Yorum yok bu reklama… (Albüm mü çıkaracak Turkcell nedir?)
Şu animasyon karakterlerin oynadığı, kafalarındaki antenlerin ikiyken üç olduğu ve reklamın sonunda iğrenç bir sesle “Üççççç” diyen reklamları da unutmayalım. Ne üç? Ne? Merak güzel şey mi?
Türkcell’in bir de “Wınn”ı var. Şu vapurda giden delikanlılar hani. Birisinde laptop var ama bağlantı yok. Hatta o bağlantısı olmayanın toplantısına kaldı tam 10 dakka ama O’nun dosyaları hala laptopta… Cartel’e ve Cezaya bazen çok kızıyorum. Getirdiniz şu müziği Türkiye’ye, meşhur da ettiniz, şimdi önüne gelen marka rap müzik albümü çıkarıyor. En son Arçelik girişmiş bu işlere, başrolde de o çelik tencere var yine. Neyse… Bu vapurdaki reklamda Sarp Apak olmamalı mıydı acaba diye düşünüyorum. Çünkü Sarp “İşTcell”in karakteriydi. Sarp Apak’ı ne zaman görsem “İşşşşTcell hesabı” diyecek sanıyorum. Çünkü bu slogan Sarp Apak’ın üzerine yapıştı. Kötü mü oldu? Hayır, bence çok iyi oldu hatta İşTcell reklam serisi muhteşemdi bana göre. Sarp Apak vapurda rap müzik söyleyerek cevap vereceğine “Türkcell 3G hesabııı” falan diyebilirdi. Daha orijinal olurdu sanki. Aynı markanın adamı olduğu belli olurdu. Bu reklamda vapurdaki herhangi bir adammış görüntüsü verdi. Ayrıca o yeşil kravatı da yoktu. Hatta kravatı yoktu zaten, gömlek giymiş yakalar açık falan. Kurtlar Vadisi’nden çıkma ve çakma Memati gibiydi. Olmadı… Bence bu tip markaların reklamları arasında bağlantı olmalı. Kurumsal bir bağ…
Aslında Türkcell son reklamlardan daha önce 3G reklamı yapmıştı ve bize 3G gelince neler olacağını anlatmıştı. Belki de en iyi reklam buydu. Hepsi bir arada, dans yok, rap müzik yok, zıplama, hoplama, esprik karakterler yok, sadece ne olduğunu anlatan bir reklam var.
Sonuç itibariyle; Türkcell çeşitli reklamlarla 3G’yi bize anlatmaya çalıştı. Doya doya izledik, kusa kusa öğrendik ve Türkcell’in 3G’sini gördük. 3G özgür internet demek, görüntülü konuşmak demek, dans demek, eğlence demek, zıplamak demek, hoplamak demek, Nuri demek… Yaşasın 3 G… Teşekkürler Türkcell. (Bu arada her yerden çekiyor mu bu 3G? Faturalar okkalı mı? Nedir?)
Not: Yarınki yazımda Vodafone reklamları.
