Faturanın itim gücü!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji

, , ,

Turkcell yeni reklam kampanyasıyla ekranlarda yerini aldı. Kampanyanın ekranlardaki yeni yüzü Gülse Birsel oldu. Turkcell yeni reklam kampanyasında yine bir komedyen kullanıyor. Komedyenler iletişim firmalarının reklamlarının vazgeçilmezleri oldular. Aslında iletişim dışındaki çoğu firmanın reklamlarının merkezinde de mizah var artık. Çünkü reklamlar eğlenceli olunca daha çok izleniyor. İzleyiciler, eğer reklam kuşağında eğlenceli reklam görürlerse kanal değiştirmiyorlar. Bu yazımın konusu eğlenceli reklamlar değil. Eğlenceli reklamlarla ilgili olarak Olgar Ataseven’in “Advertainment! Zapping’in ilacı mı?” başlıklı yazısını okumanızı öneririm (*).

Turkcell’in yeni reklam kampanyasının hedef kitlesi biraz küçük sanki! Yani tüm Türkiye’yi kapsayan bir çalışma gibi gelmedi bana. Levent’ten ya da Etiler’den taksiye binip karşıya Kadıköy’e geçmek her baba yiğidin harcı olmasa gerek! Taksi ücreti ne kadar tutar? En az 50 TL. Ayrıca bu uzun yolcukta cep telefonundan kaçırdığı diziyi izleyecek kadar rahat davranmak demek, aylık olarak 200 TL’ye yakın bir telefon faturasını gözünüzü kırpmadan ödüyorsunuz demektir. Demek ki Turkcell’in “Kolaylık”larını kullanmak için gelir düzeyi yüksek kimseler olmamız(mı?) gerekiyor! Ayrıca reklamdaki özellikler Turkcell’in özellikleri değil ki, bu özelikler internetin ya da telefonun özellikleri. Haritalar, trafik durumu, dizi videoları vs… Herkes iyi bir telefon kullanmak ve bu telefonla internete girmek ister. İnsanların cep telefonundan internete girmelerini teşvik etmek için reklama gerek bile yok aslında. Siz isteseniz de istemeseniz de herkes cepten internete girecek zaten. Ama ne zaman? Elbette mobil internet kullanım ücretleri makul seviyeye düştüğü zaman… Bence iletişim firmaları insanları cepten internete girmeye teşvik etmek yerine sundukları hizmetin bedeliyle ilgili bir şeyler yapmaları lazım. Fiyat cazip olduktan sonra kimse mobil internet kullanımını durduramaz. Mobil internet kullanımı ancak fiyatlar cazip olduğunda çoğalır. Turkcell reklamıyla ilgili son bir şey daha; reklamda cep telefonundan izlenen dizi ATV’de yayınlanan “Ezel” isimli diziydi. Turkcell’in Show TV ile organik bağı var. İki firma da aynı kişiye ait… Acaba neden Show TV’de yayınlanan bir dizi tercih edilmedi?

Kahvehaneler ve tiraj

29.03.2010 – 04.04.2010 tarihleri arasındaki tiraj raporuna göreTürkiye’deki ulusal gazetelerin (38 gazete) toplam günlük satış rakamı 4 milyon 681 bin 384 adet. Türkiye’nin nüfusuna göre gazete satış rakamı gerçekten çok düşük. Ben tirajın neden düşük olduğuna değil de gazete satışlarını etkileyen faktörlere değinmek istiyorum. Bence Türkiye’de gazete satışlarına etki yapan en büyük faktör kahvehanelerdir. Türkiye Kahveciler ve Büfeciler Federasyonu Başkanı Murat Ağaoğlu’nun 2008 yılında yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de 500 bin kahvehane ve çay ocağı varmış. Ve yine Ağaoğlu’nun açıklamasına göre, bu 500 bin kahvehaneye günde 20 milyona yakın insan girip çıkıyormuş. Tabi kahvehane sayısı ve kahvehanelere giden insan sayısı işsizlikle de doğru orantılı olarak artıyor. Gözlemlediğim kadarıyla her kahvehanede en az iki gazete bulunuyor. Bu da demek oluyor ki, Türkiye’deki en az 1 milyonluk gazete satışı kahvehaneler sayesinde oluyor. Peki, kahvehanelerde hangi tür gazeteler okunuyor? Bunu anlamak için ilk önce tiraj raporundaki en çok satan ilk beş gazeteye bakalım. Zaman gazetesini saymazsak (çünkü Zaman gazetesinin tirajı abonelik sistemiyle ilgili), ilk altıda yer alan gazeteler; POSTA, HÜRRİYET, SABAH, HABERTÜRK, P.FOTOMAÇ ve FANATİK. Bu gazeteler içinde ideolojik yayın yapan bir gazete yok. Mesela son zamanlarda en çok gündemde olan gazete Taraf olmasına rağmen bu gazete tiraj raporlarında ilk beşe giremiyor. İlk altıda yer alan gazetelerde dikkat çeken iki gazete var. Bu gazetelerin bırakın ideolojik yayın yapmayı, sıradan haberlerle bile alakası yok. Bu gazeteler “spor” gazeteleri. Tabi daha çok futbol gazeteleri!

Gazete satışlarının büyük bir kısmı kahvehaneler sayesinde oluyor. Ama bu dediğim kesin bir araştırmanın sonucu değil sadece benim kişisel gözlem ve düşüncelerim. Türkiye’deki gazete satışlarını etkileyen faktörlerin başında kahvehaneler geliyor dedim. Kahvehanelerin gazete tercihleri, tirajları etkileyen diğer faktörleri ortaya çıkarıyor. Kahvehanelerin müşteri profili genellikle işsiz ya da zaman öldürmeye gelen vatandaşlarımızdan oluşuyor. Bu müşteri profili gazetelerin tirajlarının artmasına ya da azalmasına neden oluyor. Şimdi bu müşteri profilindeki kahvehanelerin gazete tercihlerindeki etkili olan maddeleri yazacağım. Eğer “Tirajımız artmıyor” diye yakınan gazeteler varsa bu maddelere dikkat etsinler. Bu maddelerden kendilerinde olanlara “+” olmayanlara “-“ koysunlar. Eğer “-“ fazlaysa tirajlarının artması biraz zor!

Kahvehanelerin gazete tercihlerinde etkili olan maddeler

  1. Promosyon
  2. Bilmece & Bulmaca
  3. İddia, At yarışı, Loto ekleri/ sayfaları
  4. Spor eki /sayfası
  5. Magazin eki / sayfası
  6. İlanlar
  7. Çıplak kadın fotoğrafları
  8. 3. Sayfa haberleri
  9. Okuyucu katkısı; “bebeğinizin fotoları, sizin şiirleriniz” vs.
  10. Düşük fiyat

Şunu da unutmayalım; yaklaşık 500 bin kahvehaneye yaklaşık 20 milyon insan girip çıkıyor. Her kahvehane 1 gazete alsa 500 bin gazete yapar ama o 500 bin sadece satış rakamıdır. Bir gazetenin kahvehaneler tarafından tercih edilmesi demek o gazetenin yaklaşık 20 milyon kişiye ulaşması demektir.

(*) http://www.medyaloji.net/haber/advertainment_zapping_in_ilaci_mi_.htm

[Bu yazı 7 Nisan 2010 Tarihinde Medyaloji.net’te yayınlanmıştır]

Bu yazı toplamda 1051, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Bunları da okuyabilirsiniz

One comment

Trackbacks & Pingbacks

  1. Faturanın itim gücü! | Blogir.Net

Leave a Comment

Your email address will never be published or shared. Required fields are marked with an asterisk (*).

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word