Güvercinlere ölüm, yaşasın World Card!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji

, ,

Will Smith’in (James Edwvads) başrollerini paylaştığı “Siyah Giyen Adamlar/Man in Black” (1)isimli bir film vardı. O filmdeki bir sahneyi anlatmak istiyorum. Filmdeki ülkenin uzaylılarla ilgili gizli bir teşkilatı vardır. Bu teşkilata yeni görevli alınacaktır ve bunun için bir sınav yapılır. Sınava katılan kişilerin hepsi ülkedeki en iyi güvenlik görevlileridir; kimisi asker, kimisi polis. Sınav birkaç bölümden oluşur. İlk bölüm form doldurma, ikinci bölüm ise özel bir odada hedeflere ateş etmeyle ilgilidir. Sınavın ikinci bölümündeki amaç sadece düşman olabilecek hedefleri vurmaktır, masumlara ateş edilmeyecektir.

Sınavın ikinci bölümü başlar, oda karanlıktır ama sürekli yanıp sönen ışıklar vardır, bu ışıklar görmeyi zorlaştırır. Sağdan soldan çeşitli hedefler çıkmaya başlar. Hedefler çeşitli yaratıklardan, canavarlardan ve bir insandan oluşmaktadır. Mesela sokak lambasına asılı bir yaratık, hırlıyormuş gibi ağzını açmış bir canavar ve küçük bir kız çocuğu. Sınava katılan tüm adaylar –Edwards hariç- çıkan her hedefe ateş açarlar. Sadece Willl Smith’in canlandırdığı karakter olan Edwards hedeflere ateş etmez. O sadece bekler hem hedefleri hem de ateş edenleri izler. Edwards herkes atışını bitirdikten sonra insan olan küçük kız hedefine ateş eder. Sınavın ikinci bölümü de böylece biter. Sınavı yapan kurumun yetkililerinden birisi odaya girer ve Edwards’la arasında şöyle bir diyalog geçer:

Yetkili-Ölmesi gerekenin neden küçük Tiffaniy olduğunu düşündün söyler misin?

Edwards-“O anda bana tehlikeli görünen tek kişi oydu efendim

Yetkili- “Bu sonuca nasıl vardın?”

Edwards -“İlk önce direkte asılı olan yaratığa ateş etmek istedim ama sonra baktım ki o yaratık sadece barfiks çalışıyor. Spor yaparken birisinin bana ateş etmesini istemem. İkinci olarak hırlayan yaratığa ateş edecektim ama sonra baktım ki elinde mendil var, o aslında hırlamıyordu, aksırıyordu, bu yüzden de tehdit oluşturmuyordu. Sonra küçük Tiffaniy’i gördüm, sonra düşündüm, yani bilirsiniz; 8 yaşında beyaz bir kızın gecenin bir yarısı canavarlarla dolu bir sokakta tek başına Kuantum Fiziği kitabı ile dolaşıyor. Bu kız ne kadar zeki olabilir Zeg? Daha 8 yaşında! Bu kitap onun için fazla ağır.  Bu yüzden ben kızdan şüphelendim. Açık konuşmak gerekirse benim popomdan vursaydı hiç şaşırmazdım”

Eğer dikkatli bakarsak görebiliriz: Tehlikeli olabilecekler aslında tehlikesiz ve tehlikeli olabilecekler aslında tehlikeli olabilir. Şimdi filmdeki bu sahneyle World Card reklamının bağlantısına geçeyim.

World Card’ın yılbaşı kampanyasını duyurduğu reklamı(2) ekranlardaki yerini aldı. Reklamdaki karakterlerin hepsi sevimli… Reklamın geneline baktığımda “Sevimli” karakterlerin göz önünde olduğunu, tüketiciye heyecan, coşku ve sevgi dolu bir yeni yıl mesajının verildiğini görüyorum. Fakat reklama daha dikkatli baktığımda reklamda bize “Sevimli” gösterilen karakterlerin aslında hiç de sevimli olmadıklarını görüyorum… Bu reklamda bazı terslikler var! Önce reklamın bize sevimli gösterdiklerine bakalım: Sevimli ve ton ton amir (Zeki Alasya), eğlenceli, sevimli ve komik animasyon karakter (Wada), mor renkli güvercinler. Tabi bir de Wada’nın dilinden anlayan memur var. Reklama bir göz atalım: Karakolun koridorunda yürüyen ton ton amir koridordaki odaların birisinden mor renkte tüyler çıktığını görür. Odaya girer ve kaşlarını çatarak sorar:

Amir- “Ne oluyor bakayım burada?“

Memur-Amirim bu arkadaşı Sultanahmet Meydanı’nda güvercinleri mora boyarken yakaladık.”

Amir-Sen niye boyuyorsun bakayım güvercinleri ha?

Wada-Wadaa a waaaa”

Amir- Ne diyor bu?”

Memur- “Wada diyor… Eeee diyor ki: World ile yapılan her 100 TL’lik alış verişe bir Milli Piyango hediye ediyormuş. Bunları da böyle uğur getirsin diye boyamış işte

Amir-Her 100 Liraya bir bilet mi hediye ediyormuş?.. Afferim. Yahu bırakın bu adamcağızı kampanyasına devam etsin

Bu reklamda neşe yok, sevimlilik yok, sevimli karakterler yok! Bu reklamda görevini yapmayan, promosyonu duyunca hayvanların haklarını hiçe sayan, işlenen suçu göz ardı eden bir polis amiri dolayısıyla da Emniyet Teşkilatı var. Bu reklamda ticari çıkarları için hayvanlara eziyet eden ve bunu yaparken de büyük bir sevinç içinde olan bir banka var. Yok mu? Bence reklamı tekrar ve daha dikkatli izleyin!

(1) http://tr.wikipedia.org/wiki/Siyah_Giyen_Adamlar_%28film,_1997%29

(2) http://www.medyaloji.net/haber/zeki_alaysa_hangi_markanin_yuzu_oldu_.htm

[Bu yazı 22 Aralık 2010 Tarihinde Medyaloji.net’te yayınlanmıştır]

Bu yazı toplamda 881, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bunları da okuyabilirsiniz

3 comments

  1. Caner

    Tesbitçi, detaycı adamı severim. Her ne kadar başlıkta yazı içeriği kadar yaratıcı davranmamış olsan da güzel bir yazı olmuş :)

  2. Onur ALMIŞLAR

    Çok teşekkürler Caner. Özellikle de yorum yapma zahmetini gösterdiğin için çok teşekkür ederim. Artık yorum yapan insan pek kalmadı :)

  3. Çağdaş

    Reklamdan ben de hoşlanmamıştım, ama daha çok otorite figürünü kullanarak insanları etkilemeye çalıştığı için hoşuma gitmemişti. Ama hiç bu gözle bakmamıştım reklama.

    Eğer mor yaratık bilet dağıtmasaydı da misal kadın-erkek eşitliğine dikkat çekmek içim yapıyorum deseydi, hikaye nasıl giderdi acaba ?

Leave a Comment

Your email address will never be published or shared. Required fields are marked with an asterisk (*).

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word