Çocuklar için olan sesli bir hikâye kitabındaki şarkıda söylüyordu başlıktaki cümleyi. Bir çocuk için biraz fazla dostluk isteği ve biraz da fazla karamsar geldi bu cümle bana. Beş altı yaşındaki çocuk neden yalnız olsun? Olamaz mı, elbette olabilir ama neden olsun. Çocuğun yalnızlığıyla ilgili düşüncelerime geçmeden önce şu 1000 dost meselesini düşünmek istiyorum.
Çocuk da olsan, genç de, yetişkin de, öyle binlerce dosta gerek yok ki zaten binlerce dost da yok. Hee, binlerce dansöz var o ayrı. Dost dediğin en fazla üç beş tane olur. Bin tane dostu olan kişi ya siyasi liderdir, ya şarkıcıdır, futbolcudur ya da çok zengin ve parayı etrafındakilere yediren birisidir. Böyle insanların dostu olmaz onlara verine ad başkadır, hayran, fanatik, yalaka ya da yiyici… Dostluk başka bir şeydir ve beş altı yaşındaki çocuk bunu bilmez. Çocukların oyun arkadaşı olur. Gözlemlediğim kadarıyla da iki çocuk birlikte oynarken çok iyidirler ama üçüncü ya da dördüncü bir çocuk diğer ikiliye katıldığında kavga çıkar, ortalık karışır ve o “dostluk” bir süre sonra “O top benim vermem” ile “Benim babam senin bananı döver”e gider. Gençler, yetişkinler, büyükler, yaşlılar dost olurlar, çocuklar dost olmazlar. Çocuklar öyle şeyleri bilmezler. Belki de bilirler, ben bilmem…
Continue









