Bugün Star gazetesi aldım. Normalde alıp okuduğum bir gazete değil fakat bugün yenilenen yüzüyle ilk defa yayınlandığı için merak ettim ve aldım. Bence yeni yüzü güzel olmuş; logosu, logo rengi ve sayfa düzeni fena değil, ülkedeki birbirinin kopyası çoğu gazeteye göre oldukça iyi. Ama bana çok ilginç gelen bir yönü var; gazete çok ağır! Mecazi anlamında değil, Star gazetesi gerçekten çok ağır. Yani gazeteyi ikiye katlasanız çok güzel bir yakın savunma silahı elde edersiniz. Sanırım bu sadece Star gazetesinin sorunu da değil…
Günümüzde her şey fastfood kültürüne adapte olmuş durumda; yemek, içmek, okumak, dinlemek, izlemek, sohbet etmek, eğlenmek… Çünkü zaman az, tüketilecek ürünler fazla ve seçenekler çok. Böyle bir ayaküstü kültüründe günlük okunacak, haberlerinin çoğu zaten internette ve bayatlamış olacak 39 sayfalık bir gazeteyi alıp da okumak ancak işkence olabilir. Yanlış anlaşılmasın, Star gazetesinin içeriğinden, duruşundan, haberlerinden ve yazarlarından bahsetmiyorum. Mesela bugün gazeteyi elime aldığımda ve gazetenin ağırlığını hissettiğimde içimden okumak gelmedi. Sanki üzerimde bir fil varmış gibi kendimi çok büyük bir yük altında hissetim. Gazetenin sayfalarını çevirdim ve şöyle göz ucuyla baktım sadece. Çünkü bu kalın gazete sanki sonu gelmeyecek bir yolda yürümek gibi geldi bana, daha en başında yoruldum… Eğer amaç çok reklam almak değilse, günlük hatta saatlik tüketilecek bir ürünün bu kadar kalın olması çok saçma. Kitap mı bu yoksa gazete mi?
Tasarımını yenileyen Star gazetesine başarılar diliyorum. Fakat bu gazete bu haliyle benim tercihim olmaz ve bu gazete bu haliyle fastfood kültürüne adapte olmuş bir neslin tercihi de olmaz diye düşünüyorum…











