Currently browsing Posts Tagged “Avea”

Page 1 of 2

Size mal diyebilir miyim?

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Yaşam

, , , , , ,

[Bu yazı 21 Aralık 2011 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır]

Eski Türk Filmlerinde duymaya alışık olduğumuz klasik bir cümledir “Size baba diyebilir miyim?”. Artık eskilerde kaldı ve yeni filmlerde de pek duymuyoruz bu cümleyi. Ben bu cümlenin yeni bir versiyonunu markalar için buldum: “Size mal diyebilir miyim?”. Bu cümleyi reklamlardaki markalar için kullanabiliriz. Çünkü markalar her şeyimizi o kadar çok sahiplendiler ki, neredeyse “Gerçek anne ve babanız biziz!” diyecekler. Ama biz bunu asla kabul etmeyeceğiz!

Markalar sokaklarımız, spor sahalarımız, gazetelerimiz, radyolarımız, şehir merkezlerimiz, hastanelerimiz, okullarımız ve tiyatrolarımızdan sonra şimdi de mutluluğumuzun, huzurumuzun, eğlencemizin ve umudumuzun sahibi olmaya çalışıyorlar. Maddi her şeyi işgal ettiler şimdi sıra manevi işgale geldi! Daha önce “Markayla saadet olmaz!” başlığıyla bu konuya değinmiştim(1). Biraz daha değinip bu konuyu şimdilik kapatacağım!

Continue

Rakiplerimiz sağlığa zararlıdır!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Yaşam

, , ,

[Bu yazı 27 Ekim 2011 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır]

Avea’nın sevimli karakteri Fasulyeyi markanın yeni reklamında(1) eski operatörünü bırakamayan tüketici tiplemesinde görüyoruz. Fasulye son reklamında, kullandığı operatörün tariflerinin pahalılığından dolayı yalnızlaşan, derbeder ve kullanmakta olduğu operatörden bin pişman bir tüketicinin durumunu canlandırıyor. Reklam her zamanki gibi çok güzel!

Avea’nın bu yeni reklamında ilginç bir benzetme var. Avea kendisi dışındaki operatörleri yani rakiplerini herkes tarafından kötü olarak bilinen, oldukça zararlı ve bağımlılık yapan sigaraya benzetiyor; “Rakiplerim sağlığa zararlıdır!” mesajı veriyor. Düşünüyorum da, acaba bu benzetme doğru mu?

Continue

Al başına Jacob’u!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji

, , , , ,

Avea yanlış bir reklam mı yaptı acaba? Avea’nın yeni reklamında rol alan Ata Demirer’in canlandırdığı vampir karakter Edward, kullandığı operatörden gelen faturayı görünce dert yanıyordu Semih’e “Vallaha bu operatör artık gücüme gidiyor Semih ya! Kim kimin kanını emiyor belli değil!”. Edward kendince haklı gibi görünüyor. Edward’a, kan emme meselesine ve Avea’nın yanlış yapıp yapmadığına geçmeden önce Ata Demirer’le ilgili birkaç cümle yazmak istiyorum. Avea’nın bu vampirli reklamı gerçekten çok eğlenceli olmuş, senaryo harika. Tabii burada Ata Demirer’in büyük etkisi var. Ama her reklamda böyle değil Ata. Mesela daha önce rol aldığı Biri reklamında felaketti. O reklam bana göre Ata Demirer’in oynadığı en kötü reklamdı. Dikkat ederseniz Ata Demirer’in reklamı diyorum, Biri’nin reklamı demiyorum. Bu da markaların ünlü kullanımındaki dezavantajlardan birisi işte… Ata Demirer’i iyi bir performansla reklamda görmek güzel.

Avea iyi bir konu buldu, konu hem metaforlarıyla hem de güncelliğiyle (Alacakaranlık/ Twilight serisi) genç tüketicileri zihninden yakalıyor. Güzel… Çirkin olansa, Avea’nın rakipleri ve başka sektördeki başka markalar gibi ötekilere çamur atma stratejisinden vazgeçmemesi.  Aslında bu durum sadece markalarla ilgili değil.

Continue

Bu ucube heykeli yıkalım!

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Yaşam

, , , , , ,

Erkek egemen bir toplumda siyasetin de, ekonominin de, medyanın da, reklamın da ve her şeyin de hep erkekten yana olması çok normal. Anormal olan ise bunun normal olması… Her şey daha çok küçükken başlamış, nasıl birer birey olmamız gerektiği daha ilkokul sıralarındayken bilinçaltımıza işlenmişti: Küçük Ayşe bebeğini sallayacak, ona mama verecek, küçük asker de tüfeğine bakacak ve palaskasını takacaktı. Ayşe’nin kendini başka bir görev için yetiştirmesi düşünülemezdi. Evinde oturacak, çocuklarına bakacak, elinin hamuruyla erkek işine karışmayacak, dekolte giymeyecek, karnından sıpası, sırtından da sopası eksik olmayacaktı (“En az üç çocuk”). Sırtındaki sopa kimi zaman gerçek kimi zaman mecazi anlamdaydı ama hep vardı. Kocasının dilindeydi bazen, bazen babasının gözünde, kardeşinin elindeydi kimi zaman, patronunun sözünde, çoğu zaman medya köşelerinde, kimi zaman bir reklam metninde… Herkes kadın olamazdı çünkü kadın olmak çok zordu ama kadını aşağılamak, ezmek, dövmek, sövmek çok kolaydı…

Continue

‘Ötmez ötmez’ diyorsun, sen nereden biliyorsun?

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji

, , ,

Avea’nın yeni reklamı çok ilginç! GSM operatörleri reklamlarında rakibe bel altından vurmayı gördüm ama tüketiciye bel altından vurmayı ilk kez görüyorum. Avea, Garanti Bonus’la ortak yürüttüğü kampanyasının reklam filminde(1) “Yalnızca Avea’lılarınki ötüyor” diyerek rakip operatörleri kullanan tüketicilere, ki bu tüketiciler erkeklerdir, derin mesajlar veriyor. Reklamdaki “Ötme” kavramı ödeme yaparken kart okuyucudan çıkan sesi kastetse de aslında “iktidarsızlık” anlamında kullanılıyor. Reklam hiç çaktırmadan(!) “Avea kullanmayanların kuşu ötmez” diyor. Bu reklamdaki gizli mesaj tüketiciler arasında espri konusu olacak, Avea kullanan tüketicilerden bazıları Avea kullanmayan arkadaşlarına “Senin ki ötmez oğlum, hehe” şeklinde espri yapacaktır. Ama espri yapılacaksa arkadaşlar arasında yapılmalı. Bir marka potansiyel tüketicilerine bu tür “şakalar” ya da yanlış anlaşılabilecek göndermeler yapmamalı!

Continue

Eksik bir kampanya: Ford Options

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam, Medyaloji, Strateji

, , , , ,

Reklamı izlediğimde tahrik olmuştum, Ford’un yeni kampanyası beni heyecanlandırmıştı: Annem ve babam maaşıma zam yapıldı sanacak, belki eşim bile bana inanmayacak, belki de kıskanacaklar beni! Slogan da harikaydı “İnanması zor, ödemesi kolay”. Nasıl bir kampanyaydı* ki bu? Merakım zirveye ulaştı ve hemen Ford’un internet sitesine girdim. İnternet sitesine girince şaştım kaldım. Böyle muhteşem bir kampanyanın ana sayfada gösterilmemesine çok şaşırdım! İnternet sitesi de şaşkındı; “Ne Ford Options mu? O da ne?” der gibiydi. Sitedeki menülerde biraz dolaştıktan sonra kampanyayı buldum! Bir marka, yaptığı harika ve taze bir kampanyayı, ulaşması en kolay mecra olan internetteki sitesinde neden saklar, anlayamadım!

Continue

Suçumuz Fenerbahçeli olmak mı?

Posted by Onur ALMIŞLAR in Medya / Reklam

, , , ,

Eskiden lig maçları TRT’de yayınlanırdı. Taraftarı olduğumuz futbol takımının maçını şifresiz ve parasız seyrederdik. Şimdiki gibi, LİG TV’si olan bir tanıdık, komşu, eş dost aramaz, maçı izleyebilmek için kapı kapı dolaşmazdık. Eskiden her şey daha güzeldi. Şimdi maçlar şifreli kanallarda. Hadi LİG maçlarını geçtik, taraftarı olduğumuz futbol takımının Avrupa maçları da şifreli kanalda… Türkiye’de yaşayan insanların ekonomik durumları zaten iyi değil. Küçük bir kesimin çok iyi ama geriye kalan büyük bir kesimin durumu hiç iyi değil. Geriye kalan bu büyük kesim için yaşam çok zor. Bu insanların tek keyfi (lüksü) televizyon izlemek… Bu insanlar içinde yer alan erkeklerin büyük bir bölümünün tek keyfi ise taraftarı olduğu takımın maçlarını izlemek. Bu büyük çoğunluk, bir sürü giderin yanında, sevdiği futbol takımın maçlarını izlemek için bir de şifreli kanallara 30-40 TL para verecek durumda değil. Bir ara, LİG TV’de yayınlanan tüm maçları değil de sadece kendi takımının maçlarını izleme şansı olsa ve böylece tüm maçlara verilecek ücret oldukça azalırdı diye düşünmüştüm. Bu düşüncemiz artık gerçek oldu. Ama sadece Anadolu takımlarının taraftarlarına çünkü “Üç Büyükler”in taraftarları yine daha yüksek ücret ödeyecekler! Vurun “Üç Büyükler”in taraftarına…

Continue