[Bu yazı 21 Aralık 2011 Tarihinde Medyaloji.net'te yayınlanmıştır]
Eski Türk Filmlerinde duymaya alışık olduğumuz klasik bir cümledir “Size baba diyebilir miyim?”. Artık eskilerde kaldı ve yeni filmlerde de pek duymuyoruz bu cümleyi. Ben bu cümlenin yeni bir versiyonunu markalar için buldum: “Size mal diyebilir miyim?”. Bu cümleyi reklamlardaki markalar için kullanabiliriz. Çünkü markalar her şeyimizi o kadar çok sahiplendiler ki, neredeyse “Gerçek anne ve babanız biziz!” diyecekler. Ama biz bunu asla kabul etmeyeceğiz!
Markalar sokaklarımız, spor sahalarımız, gazetelerimiz, radyolarımız, şehir merkezlerimiz, hastanelerimiz, okullarımız ve tiyatrolarımızdan sonra şimdi de mutluluğumuzun, huzurumuzun, eğlencemizin ve umudumuzun sahibi olmaya çalışıyorlar. Maddi her şeyi işgal ettiler şimdi sıra manevi işgale geldi! Daha önce “Markayla saadet olmaz!” başlığıyla bu konuya değinmiştim(1). Biraz daha değinip bu konuyu şimdilik kapatacağım!
Continue









