Ocak 2011

Blog Post

Hadi durma elmayı fırlat!

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum

,

Eskiden çok kitap okumazdım. Blog okumaya başladıktan sonra kitap da okumaya başladım. Hatta kitap okuma alışkanlığım bile oldu. Tabii sonraları bu alışkanlık kitap arsızlığına dönüştü; amacım okumak olsa da her gördüğüm kitapçıya girip raflardaki tüm kitapları alasım geldi. Sonra aldım da! Günlerden bir gün ve sonraki bir başka gün ve de bir sonraki gün, bir bloga göz gezdirirken, bir köşe yazısını okurken, bir gönderiye yorum yazarken Kafka’nın “Dönüşüm”* adlı kitabını gördüm/duydum. Kitabı okuyan herkes “Çok güzel” diyordu. Ben de aldım ve okudum.

Blog Post

Kutsal Klon

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum

,

Arabadan indim ve markete doğru yürümeye başladım. O sırada da alış veriş listesini cebimden çıkardım ve neler alacağımı kontrol ettim. Markete girince bir alış veriş sepeti aldım ve listedekileri sepetteki yerlerine koymak için raflar ülkesinde yolculuğa başladım. Birden O’nu gördüm! Gözlerim büyüdü, çok heyecanlandım ve açıkçası biraz da üzüldüm. Terk edilmiş gibi görünüyor, yanındaki birkaç arkadaşıyla beraber sessizce duruyordu. O an karar verdim, O’nu istiyordum: Kutsal Klon. Çünkü fiyatı oldukça uygundu; “Ne alırsan 3 TL” sepetinin içinde duruyordu.

Blog Post

Tanıdık geliyor mu?

Posted by Onur ALMIŞLAR in izlediğim

,

Baskılarla korkutulmuş, korkuyla sindirilmiş, korkmayanlara ve sinmeyenlere hadleri bildirilen, iktidarı rahatsız ettiği için müziklerin bile yasaklandığı, iktidarın istediği dışında yayın yapamayan ve tamamen iktidara bağımlı bir medyası olan, eşcinsellerin ve farklı dinden olanların aşağılandığı hatta inancı olmayanların yok edilmesi gerektiğinin savunulduğu, hükümetin istediği gibi olmayanların yaşamak için olduklarından farklı davrandıkları, ülkeyi yöneten partinin lideriyle ilgili en ufak bir eleştirinin veya mizahın anında cezalandırıldığı, vatandaşları hükümet tarafından sürekli dinlenen ve hükümetin hoşuna gitmeyen sözlerin dinlemeye takılmasıyla dinlenenlerin cezalandırıldığı, güzel ama yalan sözlerle halkın sürekli uyutulduğu, askerinden polisine, din görevlisinden doktoruna, akademisyeninden gazetecisine kadar her yere hükümetin adamlarının yerleştirildiği, hükümeti kötü, zayıf ve hatalı gösterecek her olayın hemen ört bas edildiği, hükümeti protesto etmek için gösteri yapmak isteyen öğrencilerin, işçilerin, sivil toplum örgütlerinin aşırı şiddetle püskürtüldüğü ve gerekirse bu kişilerin yok edildiği sivil ama faşist bir yönetimin hüküm sürdüğü bir ülke?