Blog Post

Hadi durma elmayı fırlat!

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum

,

Eskiden çok kitap okumazdım. Blog okumaya başladıktan sonra kitap da okumaya başladım. Hatta kitap okuma alışkanlığım bile oldu. Tabii sonraları bu alışkanlık kitap arsızlığına dönüştü; amacım okumak olsa da her gördüğüm kitapçıya girip raflardaki tüm kitapları alasım geldi. Sonra aldım da! Günlerden bir gün ve sonraki bir başka gün ve de bir sonraki gün, bir bloga göz gezdirirken, bir köşe yazısını okurken, bir gönderiye yorum yazarken Kafka’nın “Dönüşüm”* adlı kitabını gördüm/duydum. Kitabı okuyan herkes “Çok güzel” diyordu. Ben de aldım ve okudum.

Kitap oldukça inceydi; hem içeriği hem de kitabın fiziksel hali. Kitabı ilk aldığımda “Bu kadar ince miymiş?” Diye sordum kendi kendime. Açıkçası daha kalın bir kitap bekliyordum. Ön yargılarımı hala bırakamadım!

Kitap, bir sabah uyandığında kendisini hamam böceğine dönüştüğünü gören Gregor Samsa’nın ve bu dönüşümü kaldıramayan ailesinin hazinli hikayesini ya da farklıları hor gören bizlerin utanç öyküsünü anlatıyor. Kitabı okuyunca Samsa’nın annesine, babasına ve kız kardeşine çok kızmıştım. Samsa’yı yalnız bırakmışlardı, dönüşümünü kabullenmemiş ve O’nu dışlamışlardı. Özellikle de babasına çok kızmıştım; o elmayı oğlunun sırtına nasıl atarsın? Sonra dedim ki “Farklı olanları hor görmek, kendisinden farklı olanları ezmeye çalışmak, farklı olanlara hakaret etmek, onları dışlamak ne kadar da ayıp!”. Bu düşünceye kitabı okumadan önce de sahiptim, sahiptim ama beynimdeki düşünce dolabında naftalinlenmiş ve tozlanmış bir şekilde duruyordu.  Kitap zihnimin tozunu aldı, naftalinleri temizledi, yıkadı, pakladı. Sonra, zaman geçtikçe, kitabı unuttukça; Samsa’yı, babasını ve ailesinin geri kalanlarını, Samsa’nın yalnız bırakılmasını umursamaz oldum. O zihnim yine tozlandı. Tozlanmış bir zihinle yozlaşmış bir medyanın esiri oldum sonra. Okuduklarımdan, izlediklerimden ve duyduklarımdan dolayı birçok Samsa’ya elma fırlatıp durdum. Etrafıma bakınca gördüm ki, yalnız değilim! Bizler; yani siz, yani biz, yani onlar, yani hepimiz, ellerinde elma sepeti olan insanlarız ve etrafta Samsalar arıyoruz.

İşte orada bir tanesi, elmayı fırlat! Bir tane de şurada işte? Bir diğeri şurada, bir diğeri de şurada ve bir diğeri! Hadi durma elmayı fırlat!

*Franz Kafka / DÖNÜŞÜM / antik batı klasikleri

2 Comments

  1. Onur ALMIŞLAR

    Sayın Hüdayi, çok teşekkür ederim …

    Reply

  2. Hüdayi

    Üslubunuz gerçekten etkileyici..

    Reply

Leave a Comment

Your email address will never be published or shared and required fields are marked with an asterisk (*).

%d blogcu bunu beğendi: