Ekim 2018

Blog Post

Sayın çocukluğum bir kargonuz var

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, yazdığım

,

Gözlerimizi açtığımda ilk yaptığım telefonun üzerinde durduğu komedine yönelmek oluyor.  Hatta telefonu şarjdan çıkarmadan önce; büyük bir heyecanla ekran kilidini açmak ve bildirimleri görmek için orta tuşa dokunuyorum; hiç! Hiç bildirim yok. Buna aldırış etmiyorum çünkü zaten genellikle bana pek bildirim gelmez. Yine de bildirimlerin hiçliğini umursamayıp hemen sanal dünyanın derinliklerine dalıyorum. Sırayla tüm hesaplarımın bulunduğu mecralarda geziyor gerekli gereksiz tüm okumaları, görmeleri ve duymaları yapıyorum.  Sonra oturur pozisyona gelip, terliklerime bakınıyorum. Terliklerimi bulup giyiyor ve belki de modern dünyada insanın yalnız kalabildiği tek yer olan tuvalete doğru hareketleniyorum(Bknz). Ne yazık ki yalnız değilim! Artık vücudunun bir organı haline gelmiş telefonumu da yanımda götürüyorum. Aslında önce telefonu almamayı düşünüyor; çünkü biraz önce tüm sanal mecralardaki  vitrinlerinde satılan görsel ve işitsel malları tüketmiştim ama dayanamıyorum. Okuyacak, görecek, duyacak yeni bir şey olmamasına rağmen, bebeklere verilen yalancı emzik gibi alışmışım bu telefona. Bu cihaz, günümüz insan ruhunun yalancı emziği.