Blog Post

5 Öneri | ŞUBAT

Posted by Onur ALMIŞLAR in dinlediğim, izlediğim, okuduğum, yazdığım

, , , ,

Merhaba değerli dostlar, Yeni bir seriyle sizlerle birlikteyiz. Bundan sonra her ay bir ya da iki kez “5 Öneri” isimli içeriği okuduğum kitapi seyrettiğim film, izlediğim dizi, dinlediğim müzik ve takip ettiğim YouTube kanalı / oynadığım oyun olan paylaşımlarda bulunacağım. Amacım tükettiğim içerikleri sizlerle paylaşmak. İlk kez yayınlayacağım bu paylaşım ve diğerleriyle ilgili sizlerin de yorum ve önerilerinizi bekliyorum.

Okuduğum Kitap – AZ 

Hakan GÜNDAY’ın 2011 yılında yayınlanan kitabı olan AZ, birbirine çok uzak ama bir o kadar da yakın iki kişinin acı, yalnızlık, mücadele ve çırpınış dolu hayatını anlatıyor. Kitabın daha ilk sayfalarından başlayan çaresizlik duygusu kitap boyunca sizi içine çekiyor.

Kitap 2011 yılında çıkmış olmasına rağmen ben henüz okuyabildim. Aslında kitabı 2014 yılında almıştım; hani şu kitap severlerin istifçi gibi “aç gözlülükle” kitaplara saldırdığı, bu huylarından dolayı (yeni kitapları alma) kitap almaktan okumaya zaman bulamadığı bir hastalık benimkisi de. Kitabı okuduğum zaman “keşke önceden okusaymışım” dedim. Kitap ilk sayfasından son sayfasına kadar beni merak içinde bıraktı. Hakan GÜNDAY yazıyor! Oldukça iyi bir olay örgüsü var.

AZ isimli kitabı bitirdikten sonra her iyi kitabın sonunda olduğu gibi bir kaç gün düşündüm durdum. Kitap etkileyiciydi benim için. Zaten hemen kitapçıya gidip iki Hakan GÜNDAY kitabı daha aldım. Onları da diğer paylaşımlarda yazarım.

İzlediğim Film – Kalibre 

Netflx’te gezinirken “dur şuna bir bakayım” dediğim ama izleyince oldukça iyi bulduğum bir filmdi. İskoçya’da bir av gezisine çıkan iki eski dostun başına gelen olayları ve yaşadıkları bu olayların rahatsız edici bir hâl almasıyla cesaretlerinin ve ahlak anlayışlarının büyük bir sınavdan geçtiği film bu anlatımı iyi bir gerilimle veriyor. Yani en azından ben bu gerilimi çok iyi hissettim.

İnsanın başına gelen bazı şansız olaylar vardır, istemeden yanlış ve çok kötü bir şey yaparsınız. İşte o an karar vermeniz gerekir; şansız bir kötü durumu düzeltmek için kötülüğe devam mı edeceksiniz, yoksa sonuçları sizin için kötü bile olsa doğru şeyi mi yapacaksınız? Gerilim filmlerinden hoşlananlara gayet tadında olan bu yapımı izlemesini öneririm.

Seyrettiğim Dizi – La Casa De Papel 

 

Olaylar olaylar… İzledikten sonra “İçerideki Adam” isimli sinema filmine benzettiğim harika bir soygun konulu tv dizisi. Dizi çok akıllı ama oldukça çok akıllı bir adamın liderliğinde sağdan soldan toplanmış suçlularla oluşturulan bir soygun çetesinin merkez bankasını soymalarını ve bu soygun süresi boyunca yaşadıklarını konu ediyor. Dizinin her bölümü oldukça güzeldi. Yani sonuçta yabancı bir dizi; dakikalarca birbirine bakan karakterler yok, dolu dolu heyecan var. Her seferinde “Ne olacak acaba?” dedirtiyor.

Dinlediğim Müzik – Bastille 

Bu grubun solisti Dan Smith’i dinlerken tüylerim diken diken oluyor. Smith’in beni çok etkileyen bir sesi var. Mesela Oblivion isimli parça beni benden alıyor. Bu parçayı dinleyince başka dünyalara gidiyorum. İçim çok garip duygularla kaplanıyor. Yani tam açıklayamadığım; bir yalnızlık, yeni bir başlangıç, yok oluş, gidiş, parçalara ayrılış ve yeniden birleşim, kaldırım kenarında akan suyun içinde bir organizma oluşum, bir ağaç yaprağının üzerindeki bir böcek… Ağladığım da oluyor zaman zaman. Hiç dinlememiş olanlara ilk albümler Bad Blood’u ve özellikle de Oblivion’u kesinlikle öneririm.

Takip ettiğim kanal – Ahmet COKA 

Ahmet COKA sadece bir YouTube kanalı sahibi değil, zaten O’na bu haksızlığı yapamam. Kendisi her türlü dolu bir insan. Harika bir illüstrator ki çizimleri beni her zaman çizim yapmaya teşfik eder, harika bir keyif adamı, harika bir dost, harika bir arkadaş… Ben O’nu sadece internet üzerinden tanıyorum ve bu düşüncelere internet üzerinde paylaştığı blog yazılarından, çektiği videolardan ve yaptığı diğer paylaşımlardan varıyorum. Kendisiyle birebir tanışıklığım yok ama tanışmak isteyeceğim birisi.

Ahmet COKA YoTube kanalında İstanbul’dan Bodrum’a gidiş macerasını, Bodrum’daki yaşamını anlatıyor. Çok sakin bir anlatım tarzı var. Yani YuTube platformunu bir iş olarak değil de kendi dünyasını anlatıp dertleştiği bir yaşam salonu gibi kullanıyor. Bizler de ara sıra o salona gidip dertlerini dinliyoruz. Ahmet COKA’yı takip etmenizi öneririm; hem yazılarını, hem videolarını hem de çizimlerini.

Bilgi için https://about.me/cokaahmet

Gelecek önerilerde görüşmek üzere değerli dostlar. Gelecek önerilerde neler olacak acaba!

Leave a Comment

Your email address will never be published or shared and required fields are marked with an asterisk (*).

%d blogcu bunu beğendi: