Mayıs 2019

Blog Post

“TÜRK TELEKOM’DAN ARIYORUM!” – BU TUZAĞA DÜŞMEYİN!

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım

Merhaba değerli dostlar,

Son yıllarda çokça yaşanan telefonla pazarlamada tüketiciyi kandırmaya yönelik girişimlerden birisine denk geldim. Geçen gün 0212 824 07 48 numaralı telefondan arandım. “TÜRK TELEKOM’DAN ARIYORUM!” Diye başlayan konuşmanın sonunda arayan kişinin Türk Telekom’dan olmadığını, bana Millenicom isimli internet firmasının paketini satmaya çalıştığını fark ettim. Burada suçlu olan Millenicom mu, yoksa onların adını kullanan başka birisi mi, bilemiyorum? Fakat “dolandırılıyorum” düşüncesi oluşturan bu telefon aramaları sonucunda Millenicom ismi şüpheli durumuna düşüyor. Eğer bu Millenicom’a ait bir iş değilse bir basın açıklaması, bilgi, bildirim yaparak tüketicileri uyarması gerekir!

Blog Post

dedemin notları

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, duyduğum

Ağabeyimle mektuplaşıyoruz. Baya böyle kağıda kalemle yazılan, zarfa koyulan ve postaneden atılan, üzerinde “Gönderen” yazan ilkel bir biçimde. Daha yeni başladık aslında, şu anda ikinci mektubu yazdım. Ama yazım çok kötü. Bunun nedenini düşündüm. Dedim ki, herhalde yazmaya yazmaya yazmayı unuttum. Aslında hızlı konuşmamın yazımla bir ilişkisi de olabilir. Ya da zaten yazım böyleydi. Her neyse.

Image

Anayurt Oteli – Yusuf ATILGAN

Posted by Onur ALMIŞLAR in çizdiğim, okuduğum

,

İnsanın içini karartan bir klasik. İnsanın yalnızlığının, saplantılarının ve çaresizliğinin vücut bulmuş hali bir otel Anayurt Oteli. İlginç bir kitap ayrıca… Kitabın kapak tasarımını ben yaptım. Beğendiğim kitaplara yeni kapaklar yapmayı seviyorum.

Nasıl uzundu günler! “Ne ölüyüm ne sağım.”

“Ne ölü, ne sağ” bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli’yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat.

Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın otelde bir gece kalır ve
Zebercet’in de, Anayurt Oteli’nin de sessiz akıp giden günlerinin içeriği değişir

Küçük ayrıntıların tekdüze şaşmazlığında nerdeyse takıntılarla sürüklenen bir yaşamın öfkesi de, çaresizliği de büyük oluyor.

Türk edebiyatının unutulmaz bir tipi ve unutulmaz bir mekanı. (Arka Kapak)