Blog Post

Yarım bıraktığım 10 oyun

Posted by Onur ALMIŞLAR in listem

,

Merhaba değerli dostlar. Bu yazımda sizlere büyük bir merak ve heyecanla oynamaya başladığım ama daha sonra çeşitli nedenlerden dolayı yarım bıraktığım oyunların bir listesini yapacağım. Peki, neden bu oyunları yarım bıraktım? Çünkü bazı oyunlar zamanla sıkıcı olmaya başladı, bazı oyunlarda bölümü bir türlü geçemedim, bazılarını sonra devam ederim diye erteledim ve bazılarını da oynamayı beceremediğim için bıraktım. Fırsatım olursa yarım bıraktığım oyunlardan bazılarına devam edeceğim ama bu konuda da emin değilim. Lütfen sizler de yarım bıraktığınız oyunlar varsa yorumlarda paylaşın. İşte yarım bıraktığım oyunları tam sıralı listesi. 

1 – GARAGE: Bad Trip

Zombie Dynamics isimli firmanın geliştirdiği ve tinyBuild’un yayınladığı pixel grafikli, tepeden bakışlı, zombi temalı, korku öğeleri de içeren hayatta kalma shoot’em up oyunu. Oyunu sevdim ama çok zorlandım. Kanalım için altı bölüm çektim ve sonunda pes ettim. Aslında devam etmek ve sonunu görmek istiyorum ama sürekli ölüp aynı yeri elli kez tekrar oynamayı gözüm kesmiyor 🙂 Bence zor bir oyun!

2 – Max Payne 3

Remedy Entertainment’ın oyun dünyasına kazandırdığı Efsane’nin üçüncü oyunu. Max Payne 3’ün geliştiricisi Rockstar Studios, yayıncısı ise Rockstar Games. Aslında oyunun geneli oyunu bırakmama neden olacak bir durum içermiyor. Ben Max Payne oynamayı, havada ağır çekim süzülürken sağa sola ateş etmeyi seviyorum. Oyunu bırakma nedenim teknik bir sorundan dolayı oldu. Oyunu oynarken oyun kaydını OBS ile yapıyordum ama oyun ve OBS arasında alt tab ile geçiş yaptığımda oyun siyah ekranda kalıyordu. Bu sorunla bir süre sonra baş edemedim ve oyunu bıraktım. Ne güzel de ağır çekim atlayıp ateş ediyordum ama olmadı işte

3 – GTA 5

Evet tamam güzel oyun! Ne güzeli, efsane işte. Sinema filmine girer gibi giriyoruz oyuna. Karakterler, oynanış, açık dünya mükemmel… Ama beni pek sarmadı GTA 5. Nedeni Türkçe dil desteği olmaması. Hikayesi için oynardım belki ama GTA 5’i PlayStation’um için almıştım, PlayStation’da Türkçe yama da olmuyor o yüzden oynamayı bıraktım. Sadece hikaye kısmı için daha sonra PC’de devam edebilirim. (Belki) Ama ne küfür ediyorlar oyunda yahu!

4 – The Witcher 3 Wildhunt

CD PROJEKT RED’in geliştirdiği ve yayınladığı, oynamayanın dövüldüğü, her platformda indirim zamanlarının efsane oyunu. Ben de çok sevdim (ilk başlarda). Atmosfer, harita, görevler, dövüş, espriler vs her şey mümel. Ama oyun ilerledikçe karakterler arasındaki konuşmalar uzamaya ve sıkıcı olmaya başladı. Bir görev için birisiyle görüşüyorum, dakikalarca konuşuyoruz, beni başka birine gönderiyor, o kişiyle de konuşuyoruz o da başkasına derken uzayıp gidiyor. RYO oyunları bana göre değil sanırım! Yeniden denemeyi düşünmüyorum.  

5 – Childeren Of Morta

Dead Mage isimli firmanın geliştirdiği, 11 bit studios’un yayınladığı zengin hikayeli, piksel grafikli, aksiyon RPG oyunu. Oyun tasarım olarak; renkler, grafikler, sesler, atmosfer sanat eseri. Ama oynanışı bana yavan geldi, bilemiyorum! Oynanış kısmını pek keyifli bulmadım. Kendimi oyuna tam verememiş de olabilirim. İkinci bir şans vermeyi düşündüğüm bir oyun. Ne zaman bu şansı yakalarım bilmiyorum.

6 – GEARS 5

The Coalition’un geliştirdiği, Xbox Game Studios’un yayınladığı aksiyon macera oyunu. Oyun çok güzel! Size keyifli anlar yaşatır. Grafikler, çatışmalar offf muazzam. Ama ben evrensel oyun mekanikleri dışına çıkan bu tarz aksiyon oyunlarında biraz zorlanıyorum. Sol shift tuşuyla değil de space ile koşmak garip geliyor! Oyunu bırakma nedenim bu değil elbette!. Oyunu sonlarına doğru bir boss fight vardı, orayı bir türlü geçemedim. Uğraş uğraş yapamadım. Kısmet buraya kadarmış diyerek bıraktım. Oyunda; oyuna devam etmenizi engelleyen bazı buglar da vardı. Baştan bir daha oynamak istiyorum.

7 –  YAGA

Ah Yaga ah! Benim için çok büyük hayal kırıklığı yaptı bu oyun. Breadcrumbs Interactive’in  geliştirdiği ve Versus Evil’ın yayınladığı YAGA, Slav mitolojisinden yararlanmış bir aksiyon RYO. Ama… Oyunda döngü mantığı var. Her öldüğünüzde bölümdeki hikaye ve karakterler değişiyor. Bu belki güzel bir düşünce olabilir ama oyuncuyu bu döngüye zorlamak (ben öyle hissettim) oyundan alınacak zevki baltalıyor. Neyse, oyunla ilgili detaylı bir yazı yazmıştım, derdimi orada anlattım okumak isterseniz hemen şurada. Oyunu bırakma nedenim bu saçma “öl ki hikaye değişsin” mantığı. Üzerine yavan aksiyon, fırlatınca gitmeyen balta ve sağlığı yenileyecek malzemenin kıtlığı.  

8 – Mutant Year Zero: Road to Eden

The Bearded Ladies’in geliştirdiği ve Funcom’um yayınladığı Mutant Year Zero’yu ilk tanıtım fragmanından beridir bekliyorum. Ama ben bu oyunun sıra tabanlı bir strateji olacağını bilmiyordum 🙂 Sıra tabanlı strateji (Gerçek zamanlı da çok iyiyim sanki!) benim daha önce oynamadığım bir türdü. Mutant Year Zero bu türdeki ilk deneyimim oldu. Düşmanları bir türlü öldüremedim, hep ıskaladım falan. Beceremedim sanırım! Beceremediğim halde oyunu sevdim. Ama dediğim gibi beceremedim! Mutant Year Zero hala aklımda, en kısa zamanda yeniden oynayacağım. Çünkü atmosfer ve karakterler çok güzel. 

9 – The Long Dark

Hinterland Studio Inc. geliştirdiği ve yayınladığı, Tuna Akşen’in (PintiPanda) oynadığı açık dünyası olan buz gibi havada hayatta kalmaya çalıştığımız bir oyun. The Long Dark da türe olan uzaklığım ve kraft yapma, üs inşa etme, malzeme üretme temalı oyunlara olan önyargım (Sevmiyordum o zamanlar) nedeniyle yarım bıraktığım bir oyun oldu. Ama artık bu türlere de sıcak bakıyorum. Kendimi geliştirmek adına önyargılarımı yıkıyorum. Belki yeni bir deneme yapabilirim.   

10 – My Friend Pedro

DeadToast Entertainment’in geliştirdiği Devolver Digital’in yayınladığı aksiyon içerikli platform oyunu. Tam “Ver çoşkuyu” oyunuydu. Ben oyunu sevmiştim, çıkacaüı günü iple çekmiştim, beklemiştim. Sonra çıktı, oynamaya başladım. Aksiyonun dibine vurdum derken, bulmaca çözdüğümüz bir bölüm geldi. Tüm aksiyon gitti platformlarda bulmaca çözmeye başladık! Çok sıkıldım, çok gıcık oldum ve oynamayı bıraktım!

11- Bonus: Katana Zero

Askiisoft’un geliştirdiği, Devolver Digital’in yayınladığı, piksel grafikleri,  harika müzikleri ve oynanışı olan mükemmel bir oyun. O zaman neden bıraktım? Çünkü bir bölüme geldim tıkandım kaldım. Türkçe dil olmadığı için bölümden bir türlü çıkamıyorum. Diyaloglar arasından seçim yapmam lazım ama her seferinde ölüm seçeneğine geliyorum. Bu durum beni çok bunalttı ve oynamayı bıraktım.  Türkçe yamasının çıkmasını bekliyorum. Sırf bölümü geçmek için değil, hikayesini de merak ediyorum. Çok güzel bir oyun be! Bir Türkçe yapmadınız şunu, aşk olsun!  

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: