düşündüğüm

Blog Post

The White Door

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, oynadığım

, , , , ,

Zombi kesmekten, yaratıklardan saklanmaktan nefessiz kaldık. Silah arayıp rakipleri vurup saatler harcadık, devasa haritalarda koşturduk durduk, üç boyutlu muhteşem animasyonlar izledik ve aksiyon dolu maceralara atıldık. Şimdi durulma zamanı. Şimdi White Door zamanı. Beyaz kapıyı açacak, içeriye girecek ve bu gizemli dünyayı keşfedeceğiz. The White Door son zamanlarda oynadığım en ilginç oyundu.

Blog Post

dedemin notları

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, duyduğum

Ağabeyimle mektuplaşıyoruz. Baya böyle kağıda kalemle yazılan, zarfa koyulan ve postaneden atılan, üzerinde “Gönderen” yazan ilkel bir biçimde. Daha yeni başladık aslında, şu anda ikinci mektubu yazdım. Ama yazım çok kötü. Bunun nedenini düşündüm. Dedim ki, herhalde yazmaya yazmaya yazmayı unuttum. Aslında hızlı konuşmamın yazımla bir ilişkisi de olabilir. Ya da zaten yazım böyleydi. Her neyse.

Blog Post

ZOMBİ İstilasında ne yaparız?

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm

, ,

Konsol Üssü kanalından Murat Sönmez ve Onur Kaya 22 Ocak günü “Zombi istilası olsa ne yaparsın?” başlıklı bir video* yayınladılar ve bu soru etrafında fikirlerini sundular. Videoyu izledikten sonra ben de düşünmeye başladım; gerçekten, böyle bir istila olsa ne yaparım? Kıyamet sonrası bir senaryoya hazır mıyım?

Blog Post

Z E N Y A M

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, yazdığım

,

Yasa iyidir ama felsefenin üzerinde değildir. Yasa haksızlık yapmamaya zorlar, felsefe ise haksızlık yapmamayı öğretir

KRATES

O zamanlar, daha dik bile yürüyemiyor iken; taşın, ağacın ya da bir derenin çok önemli olduğu, şimdiki modern toplumumuzun bize “vahşi” diyeceği ve hatta “yamyam bunlar” dediği, şimdi, bu zamandan bakınca çok muhteşem olmayan bir şeymiş gibi görünen insan olma yolculuğunun başlarında… Gece korkardık, gündüz de korkardık ama gece bir başka korkardık. Bir arada olmak, birbirimize sahip olmak, korumak, kollamak… Bunların yokluğundan korkardık. Var oluşumuza uygun yaşayarak ve diğer var olanların var oluşlarına uygun yaşayışlarına saygı duyarak korkardık. Yağmura, gök gürültüsüne, güneşe hayrandık. Hem hayrandık hem korkardık. Şimdiki modern toplumumuzun bize “vahşi” diyeceği ve hatta “yamyam bunlar” diyeceği günlerde…