yaşadığım

Blog Post

83 Numaralı formayı giyen çocuk

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, izlediğim, yaşadığım

O kadar ihtiyacımız var ki! Neye olduğuna siz karar vereceksiniz çünkü eğer bir şeye ihtiyacınız varsa bu sizinle ilgili. Benim de bir şeye ihtiyacım var ama ne olduğuna karar veremedim. Sanırım hayatımın istediğim şekilde olmamasının nedeni de bu kararsızlığım. Ne olacağıma, ne istediğime karar veremedim. Bazen kendimi havaya sıkılmış bir kurşun gibi hissediyorum; hedefsiz, denk gele, boşuna atılmış kör bir kurşun. Ben kararsızım!

Blog Post

Yapma be abi!

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım

Hayattan, dünyadan, olup bitenden bu kadar kopabileceğimi hiç düşünmemiştim! Erkenden bırakıp gideceğin aklıma gelmemişti, çok üzgünüm!

Yeni bir işte çalışmaya başlamıştım, yaklaşık altı aydır kendimi bu işe adapte etmeye çalışıyorum. Bu altı aylık süre zarfında ne bir kitap okuyabildim, ne bir yazı yazabildim, ne düşünebildim, ne üretebildim, ne de seninle irtibata geçebildim. Bu o kadar acı bir durummuş ki, halimi görmeliydin abi! Senin bu alemi bırakıp gittiğini yaklaşık iki ay sonra bir blog yazısında okudum. Oysa kaç zamandır köşe yazdığın gazetenin internet sayfasına giriyor ama senin yazılarını göremiyordum. Hatta bugün de bakmıştım ama sen yine yoktun. O kadar yorgunum, zihnim o kadar karmaşık ki, iki dakikamı ayırıp “Acaba bu adam ne oldu?” diyemedim. Ölüm insanın aklına gelmiyor ya hiç!

Bu gece (10.10.2012) “Biraz zaman ayırayım da Google Reader’ımda ne var ne yok biraz okuyayım!” dedim. Öyle, sırayla, başlıklara bakarak ilerliyordum tek tek. Sonra, Trafolo’nun feedini geldim birden ve “Yurtsan” diye bir başlık gördüm. Gece yarısı çalan telefonun yaşattığı gibi bir his kapladı içimi. O yazıda bir acı vardı sanki; o “Yurtsan” sen miydin? Blogu açıp okumaya başladım korkuyla, önce yazarın bir arkadaşı sandım, herhangi bir Yurtsan diye düşündüm… Yazının içinde soyadın olmadığı için senin olduğunu düşünmedim, düşünmek de istemedim açıkçası ama bazı belirtiler vardı; internet, gazete vs. Sonra hemen Google’a ismini yazdım, inanamadım abi! Senin gittiğine, bundan haberim olmadığına inanamadım! Sana destek veremediğime, bir mail, bir telefon, bir mektupla da olsa yanında olamadığıma inanamadım!

Seninle oturup konuştuğumuzda söyleyememiştim, şimdi, geç olsa da yazmak isterim: Seninle tanışmak büyük onurdu abi!

Blog Post

Tuvalet taşındaki dışkı

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım, yazdığım

Genel olarak umuma açık tuvaletlerde görülen bir olaydır. Çünkü umuma açık tuvaletlere müdahale etmek kolaydır. Herkesin kolayca girip çıktığı bu tuvaletler, bazı insanların başına istenmeyen olayların gelmesine neden olabilir. Tuvaletteki dışkı hayatınızı dışkı gibi yapabilir?

Şehirlerarası otobüs yolculuğu yapan birisi vardır.  Yolculuk yaptığı otobüs 15 dakika ihtiyaç molası verir. Otobüsün mola vermesiyle, otobüsteki masum vatandaş ihtiyaçlarını gidermek için dinlenme tesisinin tuvaletine doğru gider.

Blog Post

Taşınmak Ay’a yolculuktur aslında!

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım, yazdığım

Evinizde kiler ya da tavan arası var mı, bilmiyorum? Bizim evde yok. Yok ama televizyonda görmüştüm birkaç kere; karanlığın içine gizlenmiş, her biri kimsesiz bir çocuk gibi köşelerine çekilmiş, ağlamaklı, tozlu ve sessizce kimselerinin gelmesini bekleyen eşyalarla doluydu. O karanlığın içine giren kişi, orada kimselerini bekleyen kimsesiz eşyaların üzerlerinden atlayarak geçer ve yanında getirdiği yeni bir kimsesizi bırakır o karanlığa. Yeni bir kimsesiz. Oysa eskiden ne çok kimsesi vardı!

Blog Post

Teknoloji Kimin Umurunda

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum, yaşadığım

, ,

Çürük bir tasarımcı olarak, bu kitabı daha önce okuyabilseydim; hem kendime hem de çevreme büyük bir iyilik yapmış olacaktım. Mehmet Doğan’ın blogu olan www.altiustutasarim.com’u ilk takip etmeye başladığımda, özellikle iki yazısı beni çok etkilemişti; Çürük Müşteri ve Çürük Tasarımcı. Fakat ben bu yazılardan “Çürük Tasarımcı” olanını uzun bir süre kabul etmek istemedim.