Blog Post

Tanıdık geliyor mu?

Posted by Onur ALMIŞLAR in izlediğim

,

Baskılarla korkutulmuş, korkuyla sindirilmiş, korkmayanlara ve sinmeyenlere hadleri bildirilen, iktidarı rahatsız ettiği için müziklerin bile yasaklandığı, iktidarın istediği dışında yayın yapamayan ve tamamen iktidara bağımlı bir medyası olan, eşcinsellerin ve farklı dinden olanların aşağılandığı hatta inancı olmayanların yok edilmesi gerektiğinin savunulduğu, hükümetin istediği gibi olmayanların yaşamak için olduklarından farklı davrandıkları, ülkeyi yöneten partinin lideriyle ilgili en ufak bir eleştirinin veya mizahın anında cezalandırıldığı, vatandaşları hükümet tarafından sürekli dinlenen ve hükümetin hoşuna gitmeyen sözlerin dinlemeye takılmasıyla dinlenenlerin cezalandırıldığı, güzel ama yalan sözlerle halkın sürekli uyutulduğu, askerinden polisine, din görevlisinden doktoruna, akademisyeninden gazetecisine kadar her yere hükümetin adamlarının yerleştirildiği, hükümeti kötü, zayıf ve hatalı gösterecek her olayın hemen ört bas edildiği, hükümeti protesto etmek için gösteri yapmak isteyen öğrencilerin, işçilerin, sivil toplum örgütlerinin aşırı şiddetle püskürtüldüğü ve gerekirse bu kişilerin yok edildiği sivil ama faşist bir yönetimin hüküm sürdüğü bir ülke?

Blog Post

Taşınmak Ay’a yolculuktur aslında!

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım, yazdığım

Evinizde kiler ya da tavan arası var mı, bilmiyorum? Bizim evde yok. Yok ama televizyonda görmüştüm birkaç kere; karanlığın içine gizlenmiş, her biri kimsesiz bir çocuk gibi köşelerine çekilmiş, ağlamaklı, tozlu ve sessizce kimselerinin gelmesini bekleyen eşyalarla doluydu. O karanlığın içine giren kişi, orada kimselerini bekleyen kimsesiz eşyaların üzerlerinden atlayarak geçer ve yanında getirdiği yeni bir kimsesizi bırakır o karanlığa. Yeni bir kimsesiz. Oysa eskiden ne çok kimsesi vardı!

Blog Post

Kazara milyarder / Ben Mezrich

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum

, ,

Kısa yoldan zengin olmayı düşünmeyen, içine kapanık, sürekli terlik giyen bir insan. Aklı fikri kodlarda. Biraz da kızlarda tabii. Kodlar hep yüz vermiş Zuckerberg’e ama kızlar hiç yüz vermemiş. O da kızların kendisine yüz vermemesine kızmış ve “Siz görürsünüz lan!” diyerek bir site yapmış. O yaptığı site sayesinde bazı insanlarla tanışmış, o insanlar Zuckerberg’in zihnini açmışlar. O zihin açılmasından sonra Facebook ortaya çıkmış. Olaylar gelişmiş, gelişmiş, gelişmiş… Sonra dünyanın en zenginlerinden birisi olmuş.

Blog Post

Sucuklu yumurta

Posted by Onur ALMIŞLAR in hikayem

,

Herkes çok yorgun ve açtı. Bir yerlere uzanıp dinlenmeleri gerekiyordu ama şimdilik sadece oturmakla yetindiler. Az sonra yaşamlarındaki o çok önemli olan o sesi duydular “Haydiii yemek hazır!” Son enerjilerini de kullanarak ayağa kalktılar ve mutfağa yöneldiler. Masanın etrafındaki sandalyelere oturdular. Kimisi ekmekten bir parça kopardı, kimisi çayından bir yudum aldı, kimisi de salatanın tadına baktı. Herkesin gözü masanın ortasında duran büyük tavanın içindeydi; sucuklu yumurta. Hepsinin karışımından oluşan muhteşem bir tat! Tava büyüktü ve aynı zamanda herkesin karnı açtı. İçlerinden birisi “Bu kime yetecek” diye düşündü.

Blog Post

Ahmet Ümit / İstanbul Hatırası

Posted by Onur ALMIŞLAR in okuduğum

,

Son yıllarda çok kullanılmaya başlanan 7 rakamı bu kitapta da var. Heyecan, gizem, bulmaca, şifreler… Daha doğrusu bu kitabı okumadan önce öyle sanıyordum. Bir nevi Dan Brown’ın “Melekler ve Şeytanlar” kitabı gibi. Ama kitabı okudukça ne heyecanlandım, ne gizem buldum, ne bulmaca çıktı karşıma. Kitap bir polisiye roman olmasına rağmen yazar daha çok aşka, dostluğa, insan psikolojisine yoğunlaşmış. He olması gereken budur orasını bilmem. Belki de kitapta gizem, heyecan, bulmaca vardı da benim ilgimi diğer kısım çekti! Ben çok büyük bir beklentiyle almıştım ama kitap beklentilerimi karşılamadı. Yedi cinayet, yedi gizem, yedi tarihi yer, yengem yemeğini yedi. Üstelik bu kitap “Ejder Kapanı” filmine çok benziyor. Yani kahramanlar hemen hemen aynı. Kitaptaki baş komiser Nevzat, Ejder Kapanın’daki Çerkez’e, Nevzat’ın yardımcıları Ali ile Zeynep, Çekez’in yardımcıları Akrep ve Ezo’ya. Sanki Ejder Kapanı’nı tayfası başka bir macerada. Genel itibariyle güzel kitap lafım yok ama öyle tanıtımlara aldanıp bir Dan Brown klasiği beklemeyin. Kitap zaman zaman sıkıcı olabiliyor.

Benim yorumum böyle işte

Blog Post

Oğlum bir işe başvivor

Posted by Onur ALMIŞLAR in hikayem

, ,

Bu aralar işsiz güçsüz takılıyorum. Evde herkesin gözü bende anasını satayım. Herkes de bir tavır, bir Erol Taş bakışıdır gidiyor. Eh haklılar da biraz. Bu ev baskısına dayanamadım “Tamam bakacağım bir iş” dedim. Sonra düşündüm kendi kendime “Ulan ne iş yaparım ben!” diye.