Posts tagged ‘hayat’

Blog Post

Zaman zaman!

Posted by Onur ALMIŞLAR in yaşadığım

,

Şu sıralar en çok ihtiyacım olan şey zaman planlaması. İnanılmaz derecede dağınık, faydasız, ve etkisiz bir zaman kullanımım var. Film ve dizilerde çok sık kullanılan bir sahne gibi; işe geç kalan kişi, hazırlanmış olan kahvaltı sofrasına hızlıca yanaşır; sevdikleriyle fişek gibi bir selamlaşmadan sonra bir parça peynir, bir parça ekmek ve meyve suyundan (dizisine göre çay, kahve) bir yudum alır “Geç kaldımmm!” diyerek paldır küldür masadan ve evden uzaklaşır. Halim biraz böyle.

Blog Post

Game Of Thrones’un final sezonu başladı

Posted by Onur ALMIŞLAR in duymalısın

,

Merhaba değerli dostlar,
Gözlüklü İskelet isimli oyun kanalımın dışında, video bloglar, ilginç haberler, kafama takılanlar, sesli yazılar ve benzeri kişisel videolarım için yeni bir kanal açtım. Oyun videolarıma devam etmekle birlikte yeni kanalımda da sizlerle buluşmaya devam edeceğiz. YouTube kanallarıma abone olursanız memnun olurum.
Merak ettiğim bir konuyu, geçen hafta okuduğum ve bana ilginç ya da önemli gelen bazı haberleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Fırsat buldukça bu tür ilginç haberleri sizlerle paylaşacağım.

Blog Post

ZOMBİ İstilasında ne yaparız?

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm

, ,

Konsol Üssü kanalından Murat Sönmez ve Onur Kaya 22 Ocak günü “Zombi istilası olsa ne yaparsın?” başlıklı bir video* yayınladılar ve bu soru etrafında fikirlerini sundular. Videoyu izledikten sonra ben de düşünmeye başladım; gerçekten, böyle bir istila olsa ne yaparım? Kıyamet sonrası bir senaryoya hazır mıyım?

Blog Post

Sayın çocukluğum bir kargonuz var

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm, yazdığım

,

Gözlerimizi açtığımda ilk yaptığım telefonun üzerinde durduğu komedine yönelmek oluyor.  Hatta telefonu şarjdan çıkarmadan önce; büyük bir heyecanla ekran kilidini açmak ve bildirimleri görmek için orta tuşa dokunuyorum; hiç! Hiç bildirim yok. Buna aldırış etmiyorum çünkü zaten genellikle bana pek bildirim gelmez. Yine de bildirimlerin hiçliğini umursamayıp hemen sanal dünyanın derinliklerine dalıyorum. Sırayla tüm hesaplarımın bulunduğu mecralarda geziyor gerekli gereksiz tüm okumaları, görmeleri ve duymaları yapıyorum.  Sonra oturur pozisyona gelip, terliklerime bakınıyorum. Terliklerimi bulup giyiyor ve belki de modern dünyada insanın yalnız kalabildiği tek yer olan tuvalete doğru hareketleniyorum(Bknz). Ne yazık ki yalnız değilim! Artık vücudunun bir organı haline gelmiş telefonumu da yanımda götürüyorum. Aslında önce telefonu almamayı düşünüyor; çünkü biraz önce tüm sanal mecralardaki  vitrinlerinde satılan görsel ve işitsel malları tüketmiştim ama dayanamıyorum. Okuyacak, görecek, duyacak yeni bir şey olmamasına rağmen, bebeklere verilen yalancı emzik gibi alışmışım bu telefona. Bu cihaz, günümüz insan ruhunun yalancı emziği.