Blog Post

Yapay zekanın ne kadarı zeka?

Posted by Onur ALMIŞLAR in düşündüğüm

Yazıyı okumaya başlayanları burada hemen uyarayım; derin bilgiler falan yok bu yazıda. Öyle günlük hayatta aklıma takılan konuları yazıyorum . Çünkü aklıma takılanları konuşacak kimsem yok. Günlük hayatımda genellikle “5. Kattaki aidatı ödemedi!”, “Bak şu pisliğe sinyal vermiyor!”, “Aa! Bu kız geçen o çocuğa talipti şimdi bu çocuğa mı talip?”, “Yuh salatalığın kilosu 8 lira mı?”, “Ozalitler hazır mı?”, “Yemekte ne var?” benzeri konu ve tartışmalarda geçiyor. Günlük hayatımda sürekli zaman geçirdiğim beş kişinin genel günlük hayat profili bu. Hani öyle diyorlar ya; en çok zaman geçirdiğin beş kişiye benzersin diye…

Günlük hayatımda bilim ve teknolojiyle ilgili beslenebileceğim insanlar yok çevremde ama internette [1], [2], [3], [4], [5], [6], [7], [8], [9], [10] gerekli besinler mevcut. Daha da fazlası var elbette (daha fazlasını iste). Takip edebildiğim ve doğal zekamın elverdiği seviyede edindiğim bilgileri düşünüp yorumlamaya çalışıyorum. Şu sıralar yapay zekaya takıldı kafam.

Günlük hayatımda iç içeyim ama benimkisi  50 Cent’in şarkısındaki vitrin alışverişçiliğinden öte değil. Yani beşi çıkmış, altısı geliyor, sendeki yedi mi? Şu kadar kredi çeksem… Sahip olmak istiyorum, en yenisine, en teknolojik olanına…

Aslında ilk yapay zekayla tanışmam Botego ile olmuştu. İlginç bir deneyimdi. Peki nedir bu yapay zeka? İnternette Wikipedi’ye baktım, şöyle diyor:

“Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti… Yapay  zekâ çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye yöneliktir…”

TDK’na göre yapay:

“Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı”

Bu tanımlamalardan ve yapılan çalışmalardan; yapay zekanın insanı taklit eden bilgisayar programlarına dendiğini anlıyorum. Yani bir telefon, bir bilgisayar ya da şekli bize tanıdık neye benzetildiyse o, ama çekirdeği bilgisayar programı; amacı bizi taklit etmesi. Bizim gibi konuşacak, hareket edecek, düşünecek!

Ama yapay zeka dendiğinde; filmlerde, dizilerde özellikle ki benim kafamdaki yapay zekayı da şekillendiren bu materyaller oldu, kendi kendisine bir şeyler yapabilen programlar gösteriliyor. Siz belli temel kodları veriyorsunuz, program kendisini geliştiriyor ve kararlarını kendisi veriyor. (Bu yazıyı yazarken şu haberi gördüm) Ben ilk başta bir asansörü de yapay zeka olarak düşünmüştüm. Yani kontaktörler sayesinde verilen komutu yerine getiren basit bir program. Ama yapay zekanın anlamına bakınca, asansörün bizim neyimizi taklit ettiğini bulamadım, o zaman da asansörün yapay zeka olmadığına karar verdim.  Yanlış düşünmüyorsam durum bu sanırım.

Film ve dizilerdeki yapay zekalar gerçekten yapay zeka. Ama taklit etme bittiğinde, yani kendi kendine düşünmeye başladığında hala adları yapay zeka mı olacak? Şimdi taklit yapıyorlar fakat ileride kendileri olacaklar büyük ihtimalle. O zaman birer kişilikleri olacak. O zaman neler olacak?

Şimdiki yapay zekanın yapay olduğu açık. Ama “zeka” demek için çok erken diye düşünüyorum. Sevgiler…

İzlediğim bazı dizi ve filmler

Yapay zekayla ilgili hiç mi kitap okumadın? Hiç!

Leave a Comment

Your email address will never be published or shared and required fields are marked with an asterisk (*).

%d blogcu bunu beğendi: