Belki şehre bir tiyatro gelir… Yankı Kumpanya

Bulunduğumuz ilçeye Yankı Kumpanya isimli bir tiyatro grubu geldi. Eşimle beraber izlemeye gittik. Keyifli zaman geçirdiğimizi söyleyebilirim. Bizim gibi Anadolu’nun küçük ilçelerinde yaşayan insanların bu tarz aktivitelerde keyifli zaman geçirmemesi zordur diye düşünüyorum. Çünkü bu tarz “küçük” aktiviteler sayesinde zaten küçük bir çap içinde monoton geçen hayatlarımızdan bir aralık bulup ruhumuzun ihtiyacı olan havaya ulaşabiliyoruz. Fakat çoğu zaman ayağımızın dibine kadar gelen sanat aktivitelerine gitmiyoruz. En son bir tiyatroya gittiğimde kızım dört yaşındaydı şimdi 12 yaşında. Ya bu etkinlikleri duymuyoruz, ya gelmiyorlar ya da önceliğimiz değiller!

Evet, böyle maalesef sanatla ilişkimiz. İlişkimizi bozan bin bir türlü neden var ama odaklanmamız gereken nokta zaman ayırma/ayıramama bence. Mesela en basiti kitap okumak. Kitap okumaya bile zamanımız yok! Üzerimizde bir bıkkınlık, yılgınlık belki de boş vermişlik var… Neyse, giriş yapayım dedim ama iş akademik makaleye doğru gidecek sanırım. Elbette uzunluk olarak demek istedim.

Yankı Kumpanya

Bir tiyatro oyununu eleştirecek birikimim yok,  o yüzden sadece bir izleyici olarak görüşlerimi belirtebilirim. Aslında bu yazıyı yazmamı nedeni Yankı Kumpanya’nın oyun bitiminde “Oyun sonunda sanat sohbeti yapıyoruz, görüşlerinizi almak isteriz” demesi ama bizim özgüvensiz ve zamansız oluşumuzdu! Orada yüz yüze söyleyemedim bari buradan yazayım dedim. Bize böyle bir imkân sunuyorlar ama biz kaçıp eve gidiyoruz! İnsanlara geri dönüş vermezsek kendilerini nasıl düzeltecek ve nasıl daha iyi hale getirebilecekler acaba? En azından bir yazı yazarak emeklerine saygı duyduğumu buradan ifade etmek istedim.

Yankı Kumpanya’nın “Karma Kabare – İlişkiler” oyunu kısa ama güzeldi.  Oyuncuların yetenekli olduklarını düşünüyorum. Enerjileri yüksekti. Bir turnede olduklarını söylediler ama sanki ilk kez sahne alıyormuş gibi zindeydiler yani ben öyle hissettim. Sanırım bu onlar için iyi bir durum. Belki biraz basit gibi geldi. Belki Yankı Kumpanya, Anadolu insanının sanata olan uzaklığı nedeniyle basit oyunlar hazırlamış olabilir.

İzleyiciler olarak biz

Oyun içinde interaktif de yapmaya çalıştılar ama bizim büyük çaresizliğimiz… Kimse katılmak istemedi. Küçük şehirlerin büyük çıkmazları! Herkes birbirini tanıyor; “Aman komik duruma düşmeyeyim!” sıkıntısı, ilçenin mülki amiri, kamu kurumlarının başkanları orada, “Kaymakam Bey / Belediye Başkanı burada aman yanlış bir şey yapmayayım!” korkusu, özgüvenimizdeki ürkeklik… Bu durum oyuncu arkadaşlar için biraz moral bozukluğu yapmış olabilir belki de alışık oldukları bir durumdur… Keşke kalıp konuşabilseydim.

Eğitim fakültelerinde drama dersleri var. Pedagojik formasyon alırken biz de drama dersine katılmıştık. Eğlenceli ve ilginç bir deneyim olmuştu. Birbirini tanımayan yetişkin erkek ve kadınlar drama dersine girince aşı olacak çocuğun tedirginliğini yaşıyorlar. Ama sonra kimse içindeki çocuğu tutamıyor. İlk başlarda “Ben hiçbir şey yapmam! Dans falan etmem! Yok ya bana göre değil” dediğimiz ve ayaklarımızın geri geri gittiği ders bir zamandan sonra en sevilen ders oluyor. Hiç beklemediğiniz insanlardan hiç beklemediğiniz şeyler görebilirsiniz. İşte bu durum gibi eğer Yankı Kumpanya’nın interaktif girişimine cevap verebilseydik o salon yıkılırdı ve herkes çok eğlenirdi diye düşünüyorum. Bir kişi sanırım cevap vermişti…

Tiyatroda ya da sanatla uğraşan herkesin büyük bir mutlulukla karşılayacağı şey alkıştır sanırım. Alkışlanmak hem yapılan işin beğenildiğini gösterir hem de o işi yapan kişiye olan saygıyı. Neredeyse hiç alkışlamadık! Alkışladık ama yani kendimiz bile zor duyduk. Çalan telefonlar falan vardı. İzleyici olarak oldukça amatördük.

Son olarak

Oyun “ilişkiler” merkezinde farklı eserlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Zaten oyunun isminin de “Karma Kabare” olması bu yüzden. Günlük hayatımızda hepimizin yaşadığı erkek, kadın, aile, ebeveynler ve çocuklar arasındaki ilişkiler üzerinde birkaç oyun izledik. Tabii bu oyunların hepsi negatif yönde olan ilişkilerdi. Çocuklarına zaman ayırmayan aileler, eşleriyle ilgilenmeyen eşler vs. Ama ilişkilerimiz hep mi kötü? Keşke iyi örnekler de olsaydı. Yine de örneklerin izleyenlere bir şeyler verdiğine inanıyorum. Oyunda gösterilen ailelerdeki örnekler de en klasik şekilde yansıtıldı. Anne yemek yapar, baba çalışır…

Yankı Kumpanya profesyonel bir ekip. Hepsi çok başarılı. Zaten bizim izlediğimiz sergiledikleri oyunlardan sadece bir tanesi. Çok çeşitli oyunlarla çok çeşitli yerlerde sahne alıyorlar. Kendilerini instagram hesaplarından takip edebilirsiniz.

Zamanımızı biraz sağlıklı planlayabilsek ve düzenlemeye de kendimizden başlasak çok güzel şeyler olur aslında! Sanata daha çok zaman ayırmalı ve desteklemeliyiz. Daha çok kitap okumalı, bir hobi edinmeli ve spor yapmalıyız. Birbirimize daha çok zaman ayırmalı ve başka bir hayatımızın olmadığını iyice anlamalıyız. Bunların tiyatroyla ne alakası var? Bilmiyorum!

Onur ALMIŞLAR

Amatör olarak hayat yolculuğuma devam ediyorum. Bu yolculuk esnasında paylaşmak istediklerimi de bu blog üzerinden sizlere paylaşıyorum. Beni takip ederseniz sevinirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir